Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde Bilişim Hedefleri

  • Veri İletişimi ve Açık Veri Reformu
  • Bulut Bilişim ve Veri Merkezi
  • Siber Güvenlik Standartları ve Altyapı
  • Ulusal Blokzincir Altyapısı
  • Sanayinin İki Kaldıracı: Enerji ve Lojistik

Altyapı
19 – Veri İletişimi ve Açık Veri Reformu

“Nesnelerin interneti (IoT), herşeyin interneti (IoE) uygulamaları ile birlikte birbirine bağlı cihaz sayısının 2020 yılında 20 milyarı aşacağı ve 7 trilyon ABD doları küresel pazar oluşturacağı tahmin edilmektedir. Veri iletişimi artık sadece mobil telefonlar ve bilgisayarlar arasında değil; arabalar, mekânlar, üretimde makineler, saat gibi giyilebilir cihazlar arasında da yapılmaktadır. Böylece her biri birer haberleşme ürünü haline gelmektedir. Birbirine bağlı cihazlar ile veri toplama ve iletişimi de artacaktır. Bağlantılı olma ve 5G gibi yeni iletişim teknolojileri, fiziksel ve siber sistemler arasındaki zaman farkını da neredeyse kaldırarak kesintisiz iletişim sunmaktadır. Veri iletişimini sağlayacak, en hızlı ve uygun maliyetli altyapı yatırımları sanayi ve hizmet sektörlerinin mevcut iş verimliliğini artırmasını, yeni ürün ve hizmetler geliştirmesini, böylece küresel rekabetçiliğini devam ettirebilmesini sağlayacaktır.”

  • Sanayicinin dijital dönüşüm altyapısını hazırlamak için “Ulusal Genişbant Strateji Eylem Planı” ile uyumlu olarak sanayi ve teknoloji geliştirme bölgelerinde, üniversite ve araştırma merkezlerinde gigabit/sn hızında ve güvenilir veri iletişim altyapı yatırımlarının tamamlanması takip edilecek, gerekli düzenleme ve iş birliği destekleri verilecektir.
  • Dijitalleşme ile mekân bağımsız yazılım teknolojilerinin geliştirilmesi, dijital ürün ve hizmetlerin yaygın kullanımı için yaşam mekânlarına, okullara da gigabit/sn hızında veri iletişim altyapı yatırımlarının tamamlanması için ilgili kurumlara iş birliği destekleri verilecektir.
  • Altyapı ve uygulama çözümlerinde kullanılmak üzere yerli teknoloji tedarikçilerinin ürün geliştirmesi desteklenecek, kamu alım destekleri verilecektir.
  • Nesnelerin interneti teknolojisi henüz küresel olarak gelişirken, bu alanda ürünler çıkarmak, yerli tedarikçilerin gelişmesini ve rekabetçi olmalarını sağlamak için, ülkemizin de uluslararası karar mekanizmalarında söz sahibi olması gerekmektedir. Açık ve kapalı alanlarda, kablolu ve kablosuz veri haberleşmesini sağlayacak arayüzler, protokolleri, standartlar ve referans mimari konusunda çalışacak, bu konulara yönelik uluslararası standartların sistem bağımsız geliştirilmesine katkıda bulunacak uzman bir ekip oluşturulacak ve görevlendirilecektir.
  • Veri haberleşmesi için geliştirilen standartların yaygınlaştırılması amacıyla eğitimler düzenlenecektir. Geliştirilen standartların ürün protokollerinde uygulanmaya başlanması ile ilgili mevzuat düzenlenecektir.
  • Üniversite, OSB ve TGB’lerde referans mimari, protokoller ve standartlara yönelik araştırma, geliştirme, test hizmetleri verecek yetkin merkezler, laboratuvar ve araştırma altyapıları kurulacaktır.

“Veri temelli karar verme süreçleri uygulayan şirketler çıktı ve üretimlerini %5-6 oranında arttırabilmektedir. Avrupa Komisyonunun hesaplamalarına göre, büyük veri analitiği çözümlerinin ilk 100 AB üreticisi tarafından sınırlı bir şekilde kullanılması bile 2020 itibarıyla AB ekonomik büyümesine %1,9 oranında ek katkı sağlayabileceği öngörülmektedir.
Diğer yandan, birçok ülke yazılım geliştiricilerin açık bir veri kaynağına erişerek yeni ürün ve hizmetler çıkarabilmesi için açık veri inisiyatifi başlatmıştır. Güney Kore, tarımdan sanayiye, sağlıktan eğitime bir çok alanda topladığı veriyi “data.go.kr” adlı bir portalda kullanıcılara açmış, uygulama programlama arayüzü ile yazılım geliştiricilerin bu verilere bağlantılı olarak uygulama geliştirmelerine imkânı sunmuştur.
Benzer şekilde Estonya Devleti de “opendata.riik.ee” adlı portalda topladığı tüm kamu verisini gerek ticari gerekse kamu yararına çözümler üretmeleri için geliştiricilere açmıştır.”

  • Veriye dayalı karar verme, ürün ve hizmet geliştirme süreçlerinin güçlendirilmesi için ticaret, araştırma, meteoroloji, trafik verileri gibi piyasadaki oyuncular tarafından ticarileştirilebilecek verilerin toplanması, anlamlandırılması için açık veri reformu yapılacaktır. Toplanan veriler, üzerinde araştırma, teknoloji ve ürün geliştirme yapılması için “açık veri” haline getirilecek, bu yapılırken, içindeki kişisel, ticari sır niteliğinde ve kamu güvenliği açısından hassas verilerin korunması sağlanacaktır.
  • Kamu, özel sektör ve bireylere ait verilerin etik kurallar dikkate alınarak, anonim hale getirilmesi ve mümkün olan en geniş seviyede açık olarak paylaşılması konularında merkezi, tekil ve güvenilir veri altyapısının oluşturulması için çalışmalar başlatılmıştır.
  • Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ile birlikte kamunun topladığı verilerden “Kamu Veri Havuzu” oluşturulacak ve kamuoyunun kullanımına açılacaktır.
  • Kamu verileri üzerine akademi, kamu, yatırımcı, özel sektör ve girişimcilerin araştırma yapması, ürün, hizmet ve politika geliştirmeleri için arayüzler geliştirilmesi sağlanacaktır. Böylece önleyici sağlık, yerinde eğitim, yetenek gelişimi ve uzaktan faydalanma, akıllı şehir uygulamaları gibi alanlarda inovatif teknoloji çözümleri çıkacak, çözümlerin uygulamalarının yaygınlaşması politikalarla desteklenecektir.
  • Ülke olarak sahip olduğumuz büyük verinin yapay zekâ başta olmak üzere, ileri teknoloji ve yöntemler kullanılarak ekonomik değere dönüştürülmesi ve toplum için fayda üretmesine yönelik öncü çalışmaların yapılacağı “Yapay Zekâ Enstitüsü” kurulacaktır. TÜBİTAK bünyesinde kurulacak bu Enstitü, bir yandan yapay zekâ alanında ar-ge çalışmaları yürütürken, bir yandan da ülke ölçeğinde katma değer oluşturacak yapay zekâ projelerini hayata geçirecektir. Enstitünün ayrıca, verinin yönetimi, korunması, yayımı gibi konularda politikaların belirlenmesi ve standartların oluşturulmasında dikkate alınacak bilgi üretmesi hedeflenmektedir.
  • Türkiye’de bilimsel gelişimin hızlandırılması için “açık bilim” yaklaşımının yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Bilimsel makalelerin kamunun engelsiz erişimine açılmasının yanında, çalışmada kullanılan verilerin, süreçlerin ve gözlemlerin de paylaşılması özendirilecektir. Bu sayede hem bilimsel çalışmaların şeffaflığı sağlanmış olacak hem de diğer araştırmacıların kendi çalışmalarında kullanabilmeleri için nitelikli veri kaynağı oluşacaktır. Bu kapsamda, TÜBİTAK tarafından araştırma verilerinin yönetimi konusunda temel bir rehber sunmak amacı ile acikveri.ulakbim.gov.tr portalı, araştırma verilerinin paylaşımı için de aperta.ulakbim.gov.tr portalı kurulmuştur. Her iki portalın da etkinliğinin artırılması ile bilimsel faaliyetler desteklenecektir.
  • Veri politikası paydaşlarla hazırlanarak sadece kamu verisinin değil açık tüm veri kaynaklarından verinin nasıl toplanacağı, saklanacağı ve kimler tarafından hangi amaçlar ve araçlarla kullanılacağı belirlenecektir.
  • Büyük teknoloji şirketleri, ülkemizdeki kullanıcılardan önemli ölçüde veri toplamaktadır. Bu verinin teknoloji geliştirici ve araştırmacılara açılması, bu sayede veri üzerinde araştırma yapılması, kamu yararına çözümler üretilmesi veya ticari ürün ve hizmet geliştirmede kullanılmasının sağlanması için yasal düzenlemeler yapılacaktır.
  • Bakanlığın veri altyapısı yeniden yapılandırılarak; sanayi ve teknoloji işletmelerinin bakanlık görev alanına giren konular ile ilgili olarak gerçek zamanlı izlenebilmesi, bu sayede gerektiğinde aktif politika üretme kabiliyetinin artırılması sağlanacaktır. Bu süreç özel sektör örgütlenmeleri ile birlikte ele alınarak, sektörel birliklerin de katkı sunması sağlanacaktır.

20 – Bulut Bilişim ve Veri Merkezi

“Bulut bilişimle, internet üzerinden uygulama yazılımları hizmeti (SaaS), yazılım geliştirme, test, uygulamaya geçiş aşamaları için platform olarak yazılım hizmeti (PaaS), fiziksel donanım, altyapı ve destek olarak yazılım hizmeti (IaaS) sunulabilmektedir. Avrupa Birliği tarafından yapılan bir araştırmaya göre bulut bilişimin desteklenmesi durumunda 2020 yılına kadar AB ekonomisine 250 milyar avro ve istihdama 3,8 milyon ilave istihdam sağlanabilir. Bu amaçla sektörel bazlı düzenleyici kurumlarla bulut bilişimin desteklenmesi ve bulut bilişime yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması amaçlanmaktadır. Bulut üzerinde geliştirilecek yazılımlar, yatırım maliyetlerini hem yazılım geliştiren hem de kullanan için azaltmakta, küresel pazarlara açılmayı kolaylaştırmaktadır. Diğer taraftan güvenlik, sağlık, finansal veriler gibi kritik verilerin Türkiye’de kalması gerektiğinden yerleşik bulut ihtiyacı doğmuştur.”

  • Türkiye’de kalması stratejik olarak ve güvenlik açısından gerekli verinin tanımı, güvenlik seviyesi, depolama ve iletişim standardı, ilgili paydaşlarla birlikte belirlenecek, veri güvenliği çerçeve mevzuatı oluşturulacaktır.
  • Türkiye’de kalması mevzuat ile tanımlanan verinin, depolanması ve işlenmesi için ihtiyaç duyulan kapasite belirlenerek paydaşlarla birlikte mevcut yatırımların optimizasyonu sağlanacaktır.
  • Veri iletişim ve depolama performansının artırılması, bulut bilişim, sis bilişim ve uçta hesaplama teknolojilerinin geliştirilmesi için akademisyenlere, girişimcilere, teknoloji tedarikçilerine destek verilecektir.
  • Bulut bilişim standartlarının küresel standartlara uygun olarak belirlenmesi, yeni gelişmekte olan standartlara proaktif katkı verilmesi sağlanacaktır.
  • Sanayinin dijital dönüşümü için geliştirilecek kurumsal kaynak planlaması (ERP), ürün yaşam döngüsü (PLM), üretim gerçekleştirme sistemi (MES), varlık yönetimi gibi işletme uygulamaları, ileri süreç kontrolleri, kestirimci bakım, simülasyon ve optimizasyon uygulamaları, makine insan arayüzü, dağıtık kontrol sistemleri yazılımları ve altyapılarının bulut teknolojilerine uyumlu olarak geliştirilmesi desteklenecektir. Böylece, yazılım ve altyapı üreten şirketlerimizin küresel pazarlara entegre edilmesi sağlanacaktır.
  • Yatırımların ölçeklendirilmesi için ticaretimizin etkin olduğu ülkelere Türkiye’de yerleşik bulut servislerinin verilmesine yönelik yatırım ve işbirlikleri yapılacaktır.

21 – Siber Güvenlik Standartları ve Altyapı

““Nesnelerin interneti” ile birlikte, birbiri ile veri alışverişinde bulunan nesnelerin artması, yapay zekâ teknolojisi tabanlı ürün ve hizmetlerin gelişimi, robotik uzaktan erişimli uygulamalar ile birlikte siber güvenlik daha da önemli hale gelmiştir. Olası bir siber saldırı sonucu işletme veya kurumların bağlantılı ürün ve hizmetlerine erişememesi nedeniyle iş yapamaz hale gelmesi bir yana çalınabilecek kritik veriler bunların etkileşimde bulunduğu bütün paydaşların güvenliğini de riske atabilecektir. Giyilebilir sensör teknolojisinin gelişmesi ile sadece iş verilerinin değil insanın biyolojik yapısının, fonksiyonlarının da siber saldırıya uğraması günümüz risklerindendir. İnternete bağlı her bir ürünün siber güvenlik ihtiyacının doğması bu ürünleri üreten tüm sektörler için siber güvenlik riski teşkil etmektedir. Kaspersky Lab’ın Global Araştırma ve Analiz ekibi tarafından 2019’un ilk çeyreğinde Ortadoğu, Türkiye ve Afrika bölgesinde 150 milyondan fazla zararlı yazılım saldırısı raporlanmıştır. Günde ortalama 1,6 milyon saldırı anlamına gelen bu rakam 2018’in ilk çeyreğine göre %8,2 oranında artmıştır.”

  • E-ticaretin yaygınlaşması, değer zincirinde veri akışı güvenliği ihtiyacının sağlanması, dijitalleşmeye olan güven ve rekabet öncesi iş birliği ortamları ile oluşturulacak sinerji, yapılacak yatırımların geri dönüşünü de hızlandıracaktır. Siber saldırıları önlemek, etkilerini azaltmak için siber güvenlik ve veri güvenliği standartları konularının önceliklendirilmesi gerekmektedir.
  • Milli Teknoloji Hamlesi’nin öncelikli projelerinde ve milli inisiyatiflerinde oluşabilecek siber güvenlik riskleri belirlenecek, bertaraf edilmesi için güvenlik önlemleri alınacak, açık kaynak tabanlı ve yerli çözümlerin geliştirilmesi desteklenecektir.
  • Siber güvenlik risk farkındalığının artırılması, dijital ortamlarda kişisel ve kurumsal verilerin bu farkındalıkla paylaşılması için kamuda ve özel sektörde eğitimler verilmesi desteklenecektir.
  • Siber saldırıların önceden saptanması, kullanılan yazılım ve donanımların sızma testlerinin yapılması ve sürekli izlenmesi ile mümkün olmaktadır. Başta OSB, TGB gibi ortak altyapı ve hizmet sunan yapılarda olmak üzere, yazılımların ve iletişim teknolojilerinin sürekli testini yapmak için yerli teknoloji tedarikçileri geliştirilecektir. Bunların yetkinlik sertifikasyonunun yapılması için başlatılmış olan çalışmalar desteklenecek ve yeni uygulamalarla yaygınlaştırılacaktır.
  • Savunma, enerji, sağlık, lojistik gibi etkinin hem kapsam hem de maliyet olarak yüksek olduğu sektörlerde siber güvenlik için kurulacak yerli altyapıların ilgili kurumlarla planlaması yapılacaktır. Altyapı yatırımlarının özel sektör-kamu ortaklığında yapılması ve yatırımlara fon bulunması için gerekecek mevzuat ve ek finansman desteği sağlanacaktır.

22 – Ulusal Blokzincir Altyapısı

“Blokzincir “bitcoin” gibi sanal para birimleri ile ünlenmiş olsa da, merkezi otoriteye ihtiyaç olmadan sisteme dahil olan tarafların birbirine güvenerek işlem yapabilmelerini sağlayan dağıtık bir iletişim altyapısı sunmaktadır. Bu özelliği sayesinde, akıllı sözleşmelerden, tedarik zinciri sürecinin şeffaf ve güvenilir takibine kadar birçok alanda da kullanım imkânı olan, aracıları ortadan kaldıracağı için geleceği şekillendirecek yeni iş modelleri oluşturan teknolojilerden biridir. Örneğin, Amerikan borsası NASDAQ, blokzincir tabanlı üç farklı pilot uygulama üzerinde çalışmaktadır. Hisse ihracı ve takibi, e-oylama ve İsveç ortak fonu ile iletişim. Güney Kore blokzincir altyapısının ülke genelinde gelişimi için kamu ihtiyacı olan hayvancılık tedarik zinciri yönetimi, gümrükleme, e-oylama, gayrimenkul alım-satım, uluslararası e-belge yönetimi ve deniz lojistiği alanlarında pilot projeler belirlemiş ve bu projelerde geliştirme yapacak girişimciler için fon ayırmıştır.”

  • Ulusal blokzincir altyapısının geliştirilmesi ve bu sayede yeni ve yükselen bir teknoloji olan blokzincir tabanlı ağ oluşturulması teşvik edilecektir.
  • Blokzincir teknolojisi üzerinde uygulama geliştirme yetkinliğinin oluşması için öncelikle kamu merkezli uygulamalardan (örneğin, tapu kayıt, diploma, gümrük uygulamaları vb.) blokzincir altyapısına taşınabilir olanların tespit edilerek “Açık Kaynak Platformu” inisiyatifi bünyesinde projelendirilmesi sağlanacaktır.
  • Yeni, güvenli iş modeli ve süreçlerin (tedarik zinciri, bankacılık, hukuki takip uygulamaları vb.) testi için geliştirilen blokzincir altyapısında kurgu ve uygulama modelleri üzerinden pilot uygulamaların yapılması için test ortamı ve katılımcı kümesi oluşturulacaktır.

“Blokzincir teknolojisinin dünyada girişim finansmanında kullanımı, dikkat çekici bir hal almıştır. Halka açılmaya benzer bir model olarak gelişen ve ICO olarak da bilinen girişimcilerin dijital para çıkararak fon toplaması modelinin ülkemizde gelişimi blokzincir altyapısı, kullanıcılar tarafından güvenilirliği, geliştirilen uygulamaların siber güvenliği gibi bir dizi unsurun bir arada yeterliliğini gerektirmektedir.

Blokzincir girişimleri regüle sektörlerde uygulama alanları bulmaktadır. Startup Genome raporuna göre blokzincir en hızlı büyüyen girişimcilik alanlarındandır.”

  • Geliştirilen blokzincir uygulamalarının mevzuata uyumluluk testlerinin yapılması için düzenleyici kurul ile birlikte “sanal mevzuat test alanı” (regulatory sandbox) oluşturulması, testleri başarı ile tamamlayan girişimlerin sertifikasyonunun yapılarak yatırım almalarının desteklenmesi hedeflenmektedir.

23 – Sanayinin İki Kaldıracı: Enerji ve Lojistik

  • Sanayinin büyümesi ve küresel rekabet ile birlikte enerji ve enerji verimliliği ihtiyacı artmaya devam edecektir. Enerji maliyetlerinin azaltılması ve arz güvenliğinin sağlanması Milli Teknoloji Hamlesi için kritik önem taşımaktadır.
  • Bu amaçla, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın hazırladığı Milli Enerji Stratejik Eylem Planı’nın hedeflerine ulaşması için destek sağlanmaya devam edilecektir. Yeni planlama döneminde sanayide enerji verimliliğini sağlayacak ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi ile teknolojik yetkinliğin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülecektir.
  • Yeni nesil teknolojik ürünler, enerji sektöründe uzun vadeli bir bakış açısı ile politika belirleme, altyapı planlaması ve mevzuat değişikliklerini gerekli kılmaktadır. Örneğin, otomotiv sanayinde elektrikli araçların yaygınlaşması ile şarj altyapısı planlanmasından çevre düzenlemelerine ve vergi uygulamalarına kadar pek çok konuda dönüşüm ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Benzer şekilde, enerjide dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik yenilenebilir enerji kaynakları ve alternatif malzemelerin yaygınlaştırılması, yeni nesil teknolojilerin yerli ve milli olarak geliştirilmesini önemli hale getirmiştir. Bu alanlarda, başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olmak üzere ilgili paydaşlarla ortak çalışmalar yürütülecektir.
  • Öncelikli sektörlerin yoğunlaştığı OSB’lere doğal gaz altyapısı ulaştırılacak, enerjinin güvenli tedariki için iletim yatırımları yapılacak, çeşitli destek mekanizmaları ile enerjiye erişim kolaylaştırılacaktır.

“Yapay zekâ ve makine öğrenmesi ile büyük veri analizi, ihtiyacı kişiye ve duruma özel tanımlamaya olanak sağlamaktadır. Artan kişiselleştirilmiş ürün ihtiyacı, küresel üretim merkezleri yerine müşteriye en yakın yerde yerel üretim alanları oluşturulmasına yol açmış, Çin ve Güney Kore gibi Asya’nın üretim üsleri de pazarlarına yakın bölgelerde üretim yatırımları yapmaya başlamıştır. Diğer taraftan hammadde kaynaklarının üretim merkezlerine, kişiselleştirilmiş ürünlerin müşterilere ulaşması karmaşık bir hale gelmiştir. Gelişen otonom araçlar, insansız hava araçları, sensör teknolojileri lojistikte yeni iş süreçleri oluşturmaya başlamıştır.”

Lojistik optimizasyon sistemleri, şirketler ve ülkeler arası merkezlerdeki geçiş planlarını, farklı taşıma yöntemlerini, e-ticaret ve tedarik zincirinden edindiği veri ile bir arada değerlendirmektedir. Sanayinin gelişimi, lojistik altyapının iyileştirilmesinden bağımsız düşünülemez.

  • Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Afrika arasındaki bağlantılı konumu da dikkate alınarak sanayinin maliyetini düşürecek kara, hava ve deniz taşımacılığının yanı sıra demiryolunun maliyet avantajını değerlendirerek elleçleme, gümrükleme de dahil olmak üzere lojistik sektörünü geliştirecek çözümler ve destekler belirlenecektir.
  • Başta OSB ve endüstri bölgeleri olmak üzere sanayinin lojistik ihtiyaçları tespit edilerek karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu ihtiyaçları belirlenerek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın hazırladığı Lojistik Master Planı’na girdi oluşturulacaktır.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nin tam metnini bu adresten indirebilirsiniz.